Mumbai, Hindistan’ın en büyük şehirlerinden biri olup,
nüfusu açısından da dünyanın ilk 10 şehrinden biridir.
Yıllardan beri Bombay diye tanınan bu metropolün ismi
6 yıl kadar önce Mumbai olarak değiştirildi. O tarihte
iktidarda bulunan Hint Milliyetçi eğilimli Bharatiya Janata
Partisi (BJP) İngiliz döneminden kaldığını iddia ettiği
birçok şehir ismini eski –Hindi- isimlerle değiştirdi.
Uluslar arası kataloglara girmiş olan bu metropolün ismini
değiştirmesi gerçekten de önemli zorluklar yaşattı.. Bombay
ismi Portekiz ce de Güzele Körfez anlamına gelen “Bom-Baia”
dan gelmekteydi. 1670 Yılından itibaren ilk Zerdüşt’ler
İran’dan Mumbai’ye gelerek kültürlerini ve dini inançlarını
yaymaya başladı. 1708 yılında Mumbai, İngiliz Doğu Hindistan
Şirketi’nin Hindistan’daki yönetim merkezi oldu. Bu nedenle
de çok gelişti.
Gezilecek yerler:
Gateway of india (Hindistan’ın Giriş Kapısı)
Hindistan’a yalnız gemi ile ulaşımın mümkün olduğu eski
dönemlerde ilk ayak basılacak yer. Mumbai Limanı idi.
Böylece, Mumbai’ye Hindistan’ın giriş kapısı adı verilmişti.
Buradaki anıt, İngiltere Kralı V, George’un 1911 yılındaki
Hindistan’ı ziyaretini ölümsüzleştirmek üzere 1924 tarihinde
yapılmıştır. Mimari olarak 16. Yüzyıl Gujarat İslam sanatı
ile Gotik zafer anıtı tarzlarının karışımıdır ve sarı,
bazalt taşından yapılmıştır.
Elephanta Adası
Bu ada Apollo Bunder’den tekne ile 2 saat kadar uzaklıktadır.
Buradaki Mağara – tapınaklarda bulunan taş oyması heykeller,
çok ilginçtir. Buradaki heykellerin M.S. 450 ile 750 yılları
arasında yapıldığı sanılmaktadır. En ilginç özelliklerinden
biri, böylesi dev boyutlarına karşılık, çok ince taş işçiliğine
sahip olmaları ve üstelik bir ada üzerinde yapılmış olmalarıdır.
Eskiden Gharapuri olarak bilinen ada daha sonra Portekiz’lilerin
eline geçince sahilde bulunan büyük fil heykeli nedeniyle
Elephanta Adası olarak adlandırılmıştır. Bu heykel 1814
tarihinde parçalara ayrılarak taşınmış ve 1912 yılında
Mumbai’deki Victoria Gardens müzesinde yeniden birleştirilerek
ziyarete açılmıştır. Buradaki birçok heykeli parçalamaya
ç alışan Portekiz’liler, o dönemde ahşap bir bölmeyle
ayrılmış olan Brahma heykelini fark edememişler, buradaki
yaygın inanışa göre, Tanrı Brahma böylece kendini parçalanmaktan
korumuştur. Bu heykelde, Tanrı Brahma, Trimurti diye adlandırılan
yaratıcı, yaşatıcı ve yok edici özelliklerini yansıtacak
şekilde üç yöne bakan üç kafası ile gösterilmiştir. İkinci
bir heykelde Tanrı Shiva, Ardhanari şeklinde gösterilmiştir.
Bu, aynı bedende iki cinsiyetin bulunması anlamına gelir.
Bu heykelin bir yanından bakıldığında erkek, öbür yanından
bakıldığında ise dişi özelliği görülür.
Saint John Kilisesi
1847 Tarihinde yapılmış olan bu kilise Afgan Kilisesi”
olarak da bilinir. 1838 yılında Sind eyaletindeki çatışmalarda
ve 1843’de Birinci Afgan Savaşında ölen askerlerin anısına
yapılmıştır. Mimari tarzı erken Victoryan dönemine aittir.
Sükûnet Kulesi
Asma Bahçelerinin arkasında bulunan bu kule, sanki gelenler
göremesin diye saklanmış gibi yerleştirilmiştir. Zerdüşt
inancına göre ateş, toprak ve su, kutsal elementlerdir.
Bu nedenle Zerdüştler ölülerini yakmaya, gömmeye veya
suya atmaya karşıdır. Bunların yerine ölülerini buradaki
Sessizlik Kulesi gibi yerlere bırakarak Akbabalara terk
ederler.
Hacı Ali’nin Türbesi
Hacı Ali türbesi ve mescidi burada denize düşüp ölen bir
Müslüman zatın adına yapılmıştır. Vefatından sonra çıkan
söylentilere göre kendisi Mekke’de görülmüş, daha sonra
ermiş olduğuna inanılmıştır.
Colaba bölgesi: Turistik merkez olması nedeniyle buradaki
mağazalarda ve kaldırım kenarlarındaki işporta tezgâhlarında
başta tekstil olmak üzere çeşitli ürünleri bulabilirsiniz.
İhraç fazlası veya ihraç iadesi mallar, Colaba çarşısında
inanılmaz ucuz fiyatlarla satışa sunulur.
Jain Tapınağı
M.S.194 Tarihinde yapılmış ve ilk Jain, Tirthankar’a adanmıştır.
Asma Bahçeleri
Malabar tepelerinin en yukarısında bulunan bu bahçeler,
1881 tarihinde yapılmış olup, şehrin nefes aldığı yer
olarak bilinir.
Mumbai de diğer görülmesi gereken yerler ise şöyle sıralanabilir:
Üniversite ve Yüksek mahkeme binası, Maha Laxmi tapınağı,
Victoria bahçeleri, Malabere tepeleri, Dobi Ghatlar ve
Chowpatty i Plajları.
Evet Hindistan gezimi, Ocak / 2008 de tekrar gitmek üzere
burada noktalıyorum. Eminim ki şimdi bu gezi notlarımı
okuyan arkadaşlarım, şimdi yazacaklarıma kızacaklar. Bu
yorucu ve uzun gezide, Yoruldum, sıcaklarda kavruldum,
serinlemek için Muson yağmurlarında bilerek ıslandım,
damak tadıma uymayan yemekleri zorlada yedim. Düşündümde
ben bir tatili hak etmiştim diyerek. Ülkeme dönmeyip,
Buradan Dubai aktarmalı Filipinler Cumhuriyetine uçtum
ve on günlük, Kum, Deniz, plaj ve Masaj tatili yaptım.
Yeni gezilerimde görüşmek dileğimle.