Başlıca 8 büyük adası olan, adalar topluluğunda en büyük
ada Hawaii olduğundan, bu adalar grubu Hawaii adı ile
anılır. Ana karadan 3,700 Km açıkta, Pasifik okyanusunun
kuzey kısmında yer almaktadır. İlk yerleşim bulgularına
göre M.Ö bin dolaylarında, polenezya yerlileri yaşamlarını
sürdürmeye başlamışlar. Her ne kadar Avrupa’dan ilk gidenlerin
İspanyol olduğu söyleniyorsa da, Kâşif James Cook 1778
yılında adalara ayak basmıştır. O dönemlerde Avrupalılar
adaları işgal ederken, yerli halk ok ve mızrakları ile
karşı koymalarına rağmen, ateşli silahlar karşısında,
yapabilecekleri bir şey olmadığından, çok kayıp vermişler,
küçüksenmeyecek sayıda, binlercesi de, kültürleri gereği
esir olmaktansa, yüksek uçurumlardan atlayarak yaşamlarına
son vermişler. 1893 yılına kadar kırallık la idare edildikten
sonra, Cumhuriyet dönemine geçilmesine rağmen, yönetimdekiler
dikta rejime yönelmişler. 1898 tarihinde ABD koruması
altına girmiş, halk oylaması sonrasında 1959 yılında ABD’nin
50. eyaleti olmuştur.
Hawaii takımadaları, halen faaliyetlerine devam eden,
yanardağlar sayesinde, hala büyümeye ve deniz seviyesinden
yükselmeye devam etmektedir. Kıtalardan çok uzakta ve
okyanusun ortasında olmasına karşın, yıllık sıcaklık 15–27
derece arasındadır. İklimi, bitki örtüsü ve doğası ile
beraber kuş çeşitliliği ile yılın her ayında turist akınına
uğramaktadır.
Los Angeles’ten 5,5 saatlik bir uçuşla gidilmektedir,
havaalanına indiğinizde, bol oksijenli havanın içinde,
çiçeklerin kokusunu alabiliyorsunuz. Birde pasaport kontrolünden
itibaren, güler yüzlü insanları görünce, kendinizi evinizde
hissediyorsunuz. Şehre girdiğinizde, her yer, herkes tatil
havasında, şortlu, rengârenk giysileri olan insanlar,
yürüyen çiçek bahçelerine benziyor. İnsanlardaki rahatlık,
sizi de etkiliyor, içinizden stressiz, relax yaşama hoş
geldiniz diye haykırmak geçiyor. Parklarda, bahçelerde,
akşamüstü başlayıp, gece de devam eden canlı, yerel müzik
eşliğinde, yerli dansçıları izlemek başka olay, bir an
için, galiba öldüm cennetteyim diye düşünebilirsiniz.
Kısacası böyle bir ortamda ve coğrafyada yaşayanlar, kesinlikle
yaşlanmazlar diye düşünüyorum, haksızda değilmişim, sonra
öğrendim ki burada insanla çok uzun yaşıyorlarmış.
Hawaii de yapabileceğiniz aktiviteler. Uzun doğa yürüyüşlerine
çıkmak, tembel tatili sevenler, binlerce palmiye ağaçlarının
süslediği, harika plajlarda güneşlenmek, müzeleri gezmek,
akşamları gece hayatına akmaktır. Bir gününüzü ayırarak
(özellikle öneriyorum), Pearl Harbour limanında ve çevresinde,
ikinci Dünya savaşı sırasında Japon saldırısında batan
gemiler, denize düşen uçakların bulunduğu bölgedeki, turistik
denizaltı gemisi ile deniz altına dalış yapıp, adeta o
günleri yeniden yaşamak, savaşın kötülüklerini görmek,
Havaii’nin unutulmayacak anılarına, anlam verecektir.