Güney doğu Asya, Filipin denizi ve Güney Çin denizi arasında,
7107 adadan oluşmuş takımadalardır. 300 bin Km² lik yüz
ölçüme sahip, tropikal deniz ikliminin hüküm sürdüğü,
doğal afetlerin her zaman bolca yaşandığı kalabalık nüfusuyla
dikkat çeker. (90 Milyon) 1946 yılında ABD’ den bağımsızlığını
alan II. Dünya savaşında Amerikan Üssü olarak kullanıldığından
savaşta maddi, manevi çok kayıp veren bir ülkedir. Yanardağlarla
süslü, muhteşem coğrafyaya sahip, güler yüzlü insanların
ülkesi olarak da tanımlayabilirim. Kuru ve yağmurlu olmak
üzere Filipinlerde iki mevsim yaşanır. Gezmek için en
güzel zaman, Aralık ve Ocak aylarıdır. Ülkede 75 dolayında
dil ve lehçe vardır. Ancak İngilizce geçerli dildir. Yaban
hayatında 220 hayvan ve 550 çeşit kuş’a ev sahipliği yapmaktadır.
Dini grup olarak da %85 Hıristiyanlar, %10 kadar da Müslüman
topluluk, %5 civarında da değişik dinlerden insanlar vardır.
İslamiyet 1000 li yıllarda yayılmışsa da fazla sayıya
ulaşamamıştır. Yüz yıllarca İspanya’nın sömürgesi olarak
kalmasına rağmen, İspanyol’ların pek etkisi görülmemektedir.
1898 Yılında ABD sömürgesi olmuştur. 1946 yılında da bağımsızlığını
kazanı kazanana kadar.
Filipinler in eski güzellik kraliçesi, Imelda Markos ve
Diktatör kocası Ferdinand, yıllarca ülkeyi dikta rejimi
ile yönetmekle beraber, ülkelerini soyup soğana çevirmişlerdir,
tüm Dünya İmelda nın 2000 çift ayakkabısını konuşmuştur.
Her diktatör gibi sonları kötü bitmiştir. Ne yazık ki,
Filipinler hala Dünyanın en yoksul yirmi beş ülkesinden
biridir.
Başkent Manila ya indiğinizde, ilk kazığınızı taksiciden
yiyorsunuz. Tek taksi durağı olan hava alanından şehre
450 Poso ya gidiyorsunuz, taksi metre açsa 180 peso ya
gidebileceksiniz. Bu nedenle Filipinlerde taksi kullanacak
olursanız, mutlaka taksimetreyi açtırın. Adalar ülkesi
olduğundan iç hat uçuşlar güvenli ve çok ucuz. 4 bin nüfuslu
kasabalara bile uçarak gitmeniz mümkün. Manila da birkaç
gün kalmanız yeterli. Bin beş yüz lü yıllardan kalma katedral
ve önemli bir kaç müzenin dışında, şehrin kenarında İkinci
Dünya harbinde şehit düşmüş, Amerikan askerlerinin Anıt
mezarlığında onbinlerce Amerikan askerinin mezarlarının
bulunduğu yeri mutlaka ziyaret etmelisiniz. Her ne kadar
Amerikan politikasını sevmesem de, Dünyayı Hitler belasından
kurtaran, Amerikan askerleri için orada kendi dilimde
dua ettim. Ülke içinde dolmuş ve otobüs sistemi yavaş
olmakla birlikte çok ucuz ve güvenli. Ayrıca bir şehirden
diğerine giderken, mükemmel doğa manzaraları izleyerek
gitmekte, insana ayrı keyf veriyor. Sahil kasabalarında
balıkçılarla bir sabah balık avına gitmenizi öneririm
(tabi Deniz tutmuyorsa).
Filipinlerde gezerken küçük kasabaları tercih etmelisiniz.
Dört yıldız otel ayarında bir yerde kaldığınızda 10–12
dolar ödemeniz yeterli olacaktır. Çevre gezi kolaylığı
vardır. Özetle bir işçinin bir ayda 80 dolar kadar maaş
aldığı ülkede, Çok rahat ve lüks tatil yapabiliyorsunuz.
Adalar da her taraf okyanus olduğu için balıklar nefis
ve komik denecek kadar ucuz. Olur ya gidecek olursanız,
ayrıca deniz, kum, plaj ve masajın tadını çıkarmaya bakın
derim.