Eyalet başkenti Jeneau
olmasına rağmen, en büyük kenti Anchorage’dir (248.000),
yüzölçümü 1.718.000 Km2 dir. Türkiye’nin 2,5 katı büyüklükte
olmasına karşın nüfusu 630.000 kadardır. Alaska petrol,
madencilik, balıkçılık, orman ürünleri açısından son derece
zengin olup, ayrıca soğuk bölgede olmasına rağmen çok sayıda
turist çekerek ABD ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.
Burada yerleşik yaşayanların çoğunluğu dağcılık, kayak,
köpek kızakçılığı, su altı dalma, bisiklet sporu ve kampçılık
yaparak sosyal yaşamlarını sürdürmekteler. Büyük kentlerde
sinema, tiyatro, müzikholler ve eğlence merkezleri mevcut,
özetle sıkılmanız mümkün değil.
Los Angeles’ten kalkan uçağım, 6 saat 10 dakika sonra,
Anchorage kentine indi. Mayıs ayı ortalarında gerçekleştirdiğim
bu gezi sırasında, gün ışığı 20 saatlik zaman dilimine
yayılıyordu. Şehir çok temiz, geniş muntazam caddelerle
ve çok katlı olmayan binaları ile insana huzur veriyordu.
Turnagain ve Knik fiyortlarının oluşturduğu yarımada da
bulunan Anchorage’nin çevresi dağlık olup, birçok nehir
ve etrafa sanki serpiştirilmiş göller ile Tanrı coğrafya
harikası yaratmış. Uluslar arası havaalanına Dünyanın
her yerinden uçuşlar yapılıyor. Yaz mevsiminde ısı 10–12
dereceye kadar çıkıyor, çok ender olarak ta 15–18 derece
olabiliyor, bu zamanlarda da insanlar plajlarda güneşlenebiliyor,
yüzebiliyorlar (ben denemedim) kışın doğal olarak dondurucu
soğuklar hâkim.
Alaska’nın neredeyse tamamında vahşi yaşam var. Anchorage’ye
geldikten sonra, Aleutians ve Kodiak adalar bölgesi, Sewart
fiyort’undaki buzullar ve sürüler halinde dolaşan balinalar,
görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir. Ayrıca
her sabah 08.26 da Anchorage’den hareket eden, yanları
ve tavanı cam olan trenle 550 Km. ilerdeki Fairbanks’a
gitmenizi öneririm, yol boyunca çevreyi gözlemlerken,
ormanlar, üzerinde hala buz kütleleri olan nehirler, göller
sizleri rüya âlemine götürecektir. Yolu yarıladığınızda,
Dünya dağcılarının gözdesi olan, Denali milli parkının
ortasındaki Mc Kinley zirvesinin (6,195m) eteğinde kamp
yapmanızı öneririm. Adını ABD’nin 25. cumhurbaşkanı William
Mc Kinley’den alan bu dağ Dünyadaki 7K dan biridir.
Fairbanks ve çevresinden sonra, zamanınız varsa ve hala
üşümediyseniz, daha kuzeylere çıkarak, Artic Ocean (buz
okyanusu) kıyısındaki, kuzey kutup dairesi içinde olan
Deadhorse kasabasına gitmenizi öneririm. Öyle bir fiyort
düşününki, denizden onlarca Km içeriye girmiş, fiyort’ta
tekne ile gezinirken, balinaları, biryandan da denize
dik inen yamaçlarda ayı ve yavrularını fotoğraflayabilirsiniz.
Akşamları da gökyüzündeki doğal ışık oyunlarını görebilirsiniz.
Buraya kadar anlattıklarım güzel yanları idi. Kötü yanlarına
gelince, Sera gazlarının etkisi, Dünya’nın her geçen gün
ısınmasına neden olduğu hepimizce biliniyor. Tabiî ki
buralarda bu kötü gidişten nasibini alıyor, Alaska’da
da buzullar eriyor, doğanın dengesi değişiyor ve ABD hala,
doğa dengesini yüksek hızla bozan, bazı kimyasalların
yasaklanmasını içeren uluslar arası sözleşmelere inatla
imza atmıyor.